18 Temmuz 2010 Pazar

Uzun zamandır yazmadığımı fark ettim. Duygu tamamen gitmişti. Ben yitip gitmiştim. Tamamen bitmiştim. Ondan başka hiçbir şey, hiç kimse, lanet olası herhangi bir şey iyi gelmiyordu bana. Lanet, saçma sapan düşünceler, fikirler içindeydim bile demek isterdim. Hiç bir şey düşünemez hale gelmiştim. Beceremiyorum tutunmayı. Yaşıyorum ama tamamen boş.

Okunmayacağını bilmenin verdiği mutlulukla söylüyorum. Ben sana tapıyorum be Duygu...

2 Kasım 2009 Pazartesi

Özledim

Sana yazmayı özledim ya.
Uzun zaman oldu. Yazmıyordum. Okunmuyor zaten, boşver.
Bugün 2 Kasım. Ne yapacağım bilmiyorum.

Yardım isteyemem kimseden. En güçlü olmalıyım.

17 Eylül 2009 Perşembe

Belirli Günler ve Haftalar

Ömrümde pek ilgimi çekmeyen, yetiştiren kişilerinde pek üstünde durmadıkları zaman dilimleri. Yılbaşı, doğum günü, kandil, bayram, ramazan vs.
İçinde yaşadığım toplumun vazgeçilmezleri olsalar da, benim için ''hiç''ten başka anlamları yok. Şu zamana kadar çoğunun ne olduğunu, ne zaman, ne şekilde kutlanacağını falan hiç bilmedim.
Ancak bilmediğim şeylerle ilgili unuttuklarımı, kişilere verdiğim değer olarak görmek.
Saçma.

6 Eylül 2009 Pazar

Mutluluk

Mutluydum.
Çok.
Eşeklik yaptım.
Anlık şeyleri abartarak söyledim.

Gitti.

Mutlu olmam için beni sonsuz mutsuzluğa mahkum etti.

Umut

Beklemek...
Dakikalar sonsuzluk gibi gelirken beklemek...
Bekliyorum.
Korkuyorum.
Umudum var.
O da yıkılırsa.
Geri kalan tek şey ne olacak?

Seviyorsun, biliyorum.
Biliyorum.
Bilmek istiyorum.

Gitme......

5 Eylül 2009 Cumartesi

Öldüğüm Gün

Bugün benim öldüğüm gün.
Beyin ölümü...
Öldüm işte. Yapacak birşeyim yok. Ölüler geri gelip diriltemez kendini.
Sevginin yetersizliğini gördüm. Sadece sevgi vermenin, en masum, en gerçeğinizi vermenin...
Ölümünüzü hazırlarsınız.
Ölmeyi hakedersiniz.
Ben hakettim mi?
Evet!
Hala ki ölebiliyorsam, ölebildiysem ben, hakettim.
İsyan edemiyorum.
Nefret edemiyorum.
Sadece seviyorum.
Tam ölmedim, beynim öldü.
Tam ölemiyor, öyle bir içimdeki, tam öldürmüyor.
Uyanmayı bekliyorum...